PINARGÖZÜ KÖYÜ İNTERNET SİTESİ HAZIRLAYAN: SELÇUK AKBAŞ
   
  KİLHOS,PINARGÖZÜ KÖYÜ
  Koyumuz Gelenek ve Gorenekleri
 
 
BAYBURT YEMEKLERİ
 
       Yemekler kültürümüzün bir parçası olarak asırlardan beri devam eden geleneksel bir yapının günümüzdeki uygulamasıdır. Bayburt yöresel yemeklerinde görülen genel özellik, un ve una bağlı yemeklerle, etli yemeklerin sebze ve zeytinyağlı yemeklerden çeşit olarak daha fazla oluşur. Bu da yörenin coğrafi şartlarının kültürel yapı üzerindeki etkisidir.
 
YÖREMİZE ÖZGÜ YEMEKLER

 
Ekşili Dolma
 
       Üzüm yapraklarına karışımlı et sarılan bu dolmanın etine biraz Ekşi Pestil katılarak doldurulur. Ekşili Dolma, diğer dolmalara nazaran uzun ve büyükçe olduğundan İri Dolma diye de anılır.
 
Tel Helvası:
 
Kullanılan Malzemeler: 250 gr Tereyağı, 3 su bardağı un, 1 kg. Toz şeker, 1 adet limon.
 
Hazırlanışı: 1 kg. Şekere, 2 su bardağı su konur ve kaynatılır. Üzerine bir miktar limon sıkılır. Şeker hafif kırmızı renge gelince bir kaşık kadar bu şekerli sudan soğuk su içerisine dökülür, katı hale (ağda) gelirse  helvanın ağdası olmuş demektir. 250 gr. Yağla kavrulan un büyükçe bir tepsi içerisinde soğutulur, soğutulan ağda beyaz bir  renk alıncaya kadar çekilip uzatılarak yoğrulur sonra iki ucu birleştirilerek simit şekline getirilir tepsideki soğutulmuş, kavrulmuş un içerisine konur. Üzerine kavrulmuş un dökülerek üç dört kişi tarafından kenarlara doğru çekilerek halka büyütülür bu halka ikiye katlanarak küçültülerek tekrar aynı işlem yapılır. Katlar incelinceye kadar aynı işleme devam edilir. Tel tel olan katlar kopartılarak servis yapılır.
 
 Su Böreği:
 
       Kullanılan Malzemeler: 1 su bardağı süt veya yoğurt, 1 su bardağı su, 1 su bardağı Tereyağı, 3 adet yumurta, 250 gr. Kavrulmuş fındık, 3 su bardağı süt (şerbet için : 2 su bardağı Toz şeker, 1 çay kaşığı karbonat yeterince un)
 
Hazırlanışı: Yumurta, bir su bardağı süt veya yoğurt, su, karbonat ve tereyağı karıştırılır. Üzerine un ilave edilerek baklava hamurugibi hamur yapılır. Hamur 14-15 parçaya ayrılıp 15 dakika kadar dinlendirilir, ince olarak açılan yufkalar yağlanmış tepsiye teker teker dizilir. Her üç dört yufka arasına dövülmüş fındık serpilir. Bu şekilde bütün hamur bitinceye kadar yufkalar açılıp tepsiye  serilir. Yufkaların açılması tamamlandıktan sonra istenilen şekilde kesilip üzerine biraz tereyağı dökülür ve orta sıcaklıkta fırında hamur pembe renk alıncaya kadar pişirilir. Kızarmış börek fırından çıktıktan sonra, pişirilmiş süt üzerine şeker ilave edilerek tadı ayarlandıktan sonra elde edilen süt şerbeti ılık olarak üzerine dökülür.
 
Sunum : Süt şerbeti döküldükten sonra börek bekletilmeden ılık olarak servis yapılır.
 
  Tatlı Çorba :
 
Kullanılan Malzemeler: 1 kg kurutulmuş kuşburnu, 1/2 kg. Kuşburnu marmeladı veya 100 gr. Kuru üzüm, 1/2kg toz şeker, 1/2 kg yarma (gendime), 100 gr.incir (istenirse), 100gr. Kuru Fasulye, 100gr.kaysı 100gr.erik(istenirse), 250gr.fındık, 1 su bardağı un, tuz.
 
Hazırlanışı : Kuşburnu iyice pişirilerek ezilir önce süzgeçten sonra elekten geçirelerek süzülür. Başka bir kapta iyice pişirilen yarma ve yine önceden iyice pişirilen fasülye süzülen suya katılır. Başka kapta diğer malzemeler (kayısı, üzüm, erik, incir) pişirilerek şekerle birlikte karışıma ilave edilir ve bir taşım daha kaynadıktan sonra, soğumaya bırakılır. İyice soğutulan tatlı çorba üzerine dövülmüş fındık serpilerek servis  yapılır.        
 
Galacoş
 
Kullanılan Malzemeler: 250 gr.yeşil mercimek, 200gr.tereyağı- 1/2kg.kıyma, 1 adet soğan (irice), 2 kaşık salça, 250 gr. Gurut (kurutulmuş ayran süzmesi) veya yoğurt süzmesi.
 
Hazırlanışı : Mercimek, et, sağon, salça ve yağ biraz su konularak, mercimek suyu çekinceye kadar pişirilir. Diğer taraftan gurut (kurutulmuş ayran süzmesi) veya yoğurt süzmesi sulu bir kıvama gelinceye kadar sıcak suyla ezilerek kaynama noktasına kadar ısıtılır. Kaynamasına özen gösterilir, kaynama olursa çökelek haline gelir ve kullanılamaz. Hazırlanan bu eriyik önceden tabağa doğranan bayat ekmekler üzerine dökülür. Üzerine de bol yağlı mercimek ilave edilerek servise sunulur    
 
Kesme Çorbası
 
       Evde hazırlanan hamurdan hazırlanan yufkalar erişte biçiminde kesilir. Fındık büyüklüğünde hazırlanan köfte, mercimek, soğarıç ve tarkın karışımı ile pişirilir.
 
Lor Dolması
 
Kullanılan Malzemeler: 1 kg.taze lor(çökelek), 1 su bardağı bulgur, 2 adet yumurta, 1 su bardağı süt kaymağı, 4 kaşık tereyağı, dargın-1kg. Pancar yaprağı veya evelik, 1 deste taze soğan (kuru soğanda olabilir), tuz
 
Hazırlanışı: Yapraklar yumuşaması için kaynar suda bir taşım haşlanır. Taze lor içerisine yumurta süt kaymağı, haşlanmış bulgur, ince doğranmış taze soğan, yeteri kadar tuz ve dargın konularak yoğrulur. Daha sonra istenilen büyüklükte sıkılarak yaprağa  sarılır. Başka bir kapta soğan pembeleşinceye kadar kızartılır, üzerine parça etler eklenerek pişirilir, sonra dolmalar eklenir kavurma ile pişiriliyorsa dolma ile birlikte kavurmalar konulur, 2 bardak su ilave edilerek birkaç taşım pişirilir.
 
 Yalancı Dolma
 
Kullanılan Malzemeler: 1/2kg. Lahana, 2 su bardağı bulgur, 250gr parça et veya kavurma, 2 yemek kaşığı salça 150 gr tereyağı, 2 çorba kaşığı un, 1 adet kuru soğan (büyük) tuz, kırmızı biber.
 
Hazırlanışı: Önce bulgur, pilav gibi pişirilir, lahana yaprakları ise sıcak su ile haşlanır, pişirilmiş bulgur içerisine  2 çorba kaşığı un katılarak karıştırılır, dolma içi hazırlanarak haşlanmış yapraklara sarılır. Başka bir kapta soğan pembeleşinceye kadar kızartılır, üzerine parça etler eklenerek pişirilir, sonra dolmalar eklenir kavurma ile pişiriliyorsa dolma ile birlikte kavurmalar konulur, 2 bardak su ilave edilerek birkaç taşım pişirilir.
 
Ayran Aşı
 
 Yoğurt çırpılır ve su eklenerek ayran haline getirilir. daha sonra
denler haşlanır. Hazırlanan ayrana biraz un katılır. Ayran biraz haşlanan
denlerle karıştırılarak orta ateşte olmak üzere ocağa konulur. Bu karışıma hazırlanan ufak köfteler eklenir ve karışım kaynamaya çıkıncaya kadar yavaş yavaş karıştırılır. Karışım Kaynamaya çıktıktan sonra bir müddet daha kaynatılır.Daha sonra tereyağı aş otu ve diğer istenen baharatların karışımından olşan anık karışıma katılır bundan sonra ayran aşımız hazır hele gelir...               
 
Çaşır
 
       Çiriş gibi dağlarda yetişen yabani bir bitkidir. Haşlanarak ve tuşa banılarak yenildiği gibi, yumurtaya batırılıp yağda da kızartılarak yiyilebilir.
 

                
Yumurta Pilavı
 
Yumurta pilavının hamuru hazırlanırken içine yumurta katılır. hamur yoğurulduktan sonraerişte gibi kesilir, makarna gibi haşlanır ve üzerine tereyağı dökülerek yenilir.
 
Kadayıf Dolması
 
       Kadayıfın içerisine dövülmüş ceviz içi konularak dolma gibi sarılır.Sonra yumurtaya batırılarak yağda kızartılır. Kızartılan kadayıf dolması önceden hazırlanmış şerbete atılır daha sonra şerbetten çıkarılarak yiyilir.
 
EKŞİ LAHANA
 
       Kullanılan Malzemeler: 250 gr parça et veya Kavurma, 1 kg Ekşi Lahana (Salamura) 1 Su bardağı bulgur, 2 Yemek kaşığı böbrek yağı, 1 Adet kuru soğan (orta), 1 Çay kaşığı kırmızı biber, 2 yemek kaşığı salça (Domates), 1 Tutam tuz.
 
            Hazırlanışı: Su ile et yaklaşık 20 dakika  haşlanır. Önce üzerine bulgur ilave edilerek bir taşım kaynaması sağlanır. Sonra küçük küçük doğranmış ekşi lahana eklenir. Bir başka kapta soğanlar pembeleşinceye kadar yağ
kavrulur.
 
 
 
GELENEK ve GÖRENEKLER

KIZ İSTEME


                Evlenme çağına gelen oğullarını evlendirmeye karar veren ailede , oğlanın annesi akrabalarından birkaç kişiyi de yanına alarak evlenme çağında kızı olan evlere veya tavsiye edilen kız evlerine giderek kızlarına bakarlar . Baktıkları kızlarda güzellik , güzel ahlak , el becerisi ve benzeri meziyetler ararlar . Özellikle kız bakmaya sabah erken gidilir , kızın tertip , düzenine ve çalışkanlığına bakılır . Kız beğenilirse ayrıca yakınlarıyla birkaç defa gidip baktıktan sonra istemeye gidilir . Oğlanın annesi ve yakınları kızı annesi ve yakınlarından isterler . Eğer kızın ailesi verme taraftarı değilse , kızımız küçük diyerek işi geçiştirirler . Kızı verme taraftarı iseler kızın annesi birkaç gün müsaade isteyerek babasına ve büyüklerine soracağını bildirir . Oğlan tarafı birkaç gün sonra tekrar giderek kızı ailesinden bir kez daha isterler . Kızın annesi “Allah yazmışsa ne diyelim” diyerek işi erkeklere bırakır . Bu durum kızın verildiğine işarettir . Oğlan tarafından bir gurup erkek kızın babasını ziyarete giderek bir de kızı babasından ister . Babası da kız verecekse “Allah yazmışsa ne diyelim , her iki taraf içinde hayırlı uğurlu olsun” der . Bunun üzere kız istemeye giden erkekler kızın babasından pusula ( kız için oğlan tarafından isteklerini belirten liste ) isteyerek , kızın babasının yanından ayrılırlar . ( Bu pusulaya aynı zamanda kesirde denir ) Kız tarafı altın , mobilya ,en (elbiselik kumaş) ve varsa diğer isteklerde bulunur . Oğlan tarafı pusulayı fazla bulursa, istekler üzerinde anlaşmaya çalışır , anlaşamazlarsa bu iş biter . Anlaşılır veya direk kabul edilirse, kahve içme günü tespit edilir . Kahve günü sabahı oğlan tarafı şeker , kolonya , lokum , sigara ve kahve gönderir . Kız tarafının tespit ettiği mahalle odasında kahve içmek için erkekler toplanır. (Buna aynı zamanda tatlı kahve denir) Burada oğlan tarafı yaşlı temsilcileri kızı tekrar isterler, kız tarafı da verdiklerini belirttikten sonra kahve içilir. Şeker, lokum ikram edilir. Sonra bir tepsinin içerisinde oğlanın babasına veya ailenin büyüğüne bir kahve daha gelir . Oğlanın babası veya ailenin büyüğü kahveyi içtikten sonra ikram yapan gençlere verilmek üzere tepsiye bahşiş bırakır. Dua edilir ve topluluk dağılır.


                                                   NİŞAN

Nişan günü tespit edildikten sonra oğlan tarafından birkaç kişi kızı ve yanına bir yakınını da alarak çarşıya çıkarlar . Nişan için gerekli olan malzemeler , nişan ve nikah kıyafetleri , hamam takımı , ayakkabı , çanta , terlik , kızın yakınlarına hediye vs alınır . Alınan bu eşyalara nişan selesi denir . Bu nişan selesi oğlan evinde serilir komşu ve yakınlarına gösterildikten sonra kız evine gönderilir . Gelen sele kız evinde tekrar serilerek komşulara ve yakınlara gösterilir . Nişan günü oğlan tarafı kız tarafına gider önce yemek yenir , sonra kızın yüzüğü ve takıları takılır eğlenilir ve topluluk dağılır . Kız tarafı oğlanın yakınlarına tatlılık olsun diye nişana gelenlerle bir tepsi baklava gönderirler . Nişandan sonra kız tarafı gelen nişan selesinin karşılığı olarak damat ve yakınlarına hediye gönderirler . Buna , nişan selesinin geri dönmesi denir . Bir müddet sonra oğlan tarafı peştimbal hamamı yapar . Hamama gelen davetlilere kız tarafından çörek , oğlan tarafından meyve dağıtılır , eğlenilir ve oynanılır .

Nişanlık süresi içinde tespit edilen bir gün , kız evine nikah memuru götürülerek kız , oğlan ve her ikisinin şahitleri huzurunda sade bir törenle resmi nikah yapılır . Tatlı kahve ile düğün arasına ramazan rast gelirse ramazanın on beşinci gecesi oğlan tarafından bir grup , kız tarafına gider altın ve hediyeler götürür , eğlenilir ve sahur yemeği yenilerek geri dönülür . Buna on beşi denilir . Ramazan bayramında altın , hediye vs gönderilir . Kurban bayramında ise koç süslenir , koçun boynuna lira , bilezik veya beşlik takılır ,diğer hediyelerle birlikte kız tarafına gönderilir .

                                                        DÜGÜN

Düğün günü kararlaştırıldıktan sonara , kız ve bir yakını alınarak çarşıya çıkılır . Gelinlik , çeşitli kıyafetler , ayakkabı , terlik kızın annesine “süt hakkı” adı altında bir hediye ve ayrıca yakınlarına da değişik hediyeler alınır . Alınan bu eşyalara ayrıca çeşitli enler (elbiselik kumaş) , çerez , kına ve pusuladaki altınlar önce oğlan tarafında gösterilir , sonra sandığa konularak kız tarafına gönderilir . Kıza giden çerez küçük paketler halinde hazırlanarak kız evi etrafından sandığa bakmaya gelenlere verilir . Düğünden 15 gün öncesinden başlayarak kız , yakınları tarafından yemeğe alınır ve bu yemeklerde çeşitli eğlenceler yapılır , buna “kınaya çıkma” denir . Düğünden birkaç gün önce kızın çeyizleri arkadaşları ve yakınları tarafından yıkanır , ütülenir ve serilir . Sonra çeyiz yakınlara ve komşulara gösterilir , toplamada önce oğlan tarafının büyükleri , mahallenin muhtarı , hocası kız evine giderek bütün eşyaların fiyatlarını tespit ederek bir liste çıkarırlar , buna çeyiz yazma denir . Giden guruba şerbet ikram edilir . Yazılan çeyiz toplanır , sandığa yerleştirilir ve eşyalarla birlikte sandıkta olan eve götürülür . (Sandık evden çıkarılmadan kız tarafında bir çocuk sandığın üzerine oturarak bahşiş alır ) Gelen çeyiz kız tarafından gelen hanımlarca kızın geleceği eve serilir , yerleştirilir.
Düğünden iki gün önce gelin hamamı yapılır . Hamamdan sonra gelin kız sağdıcının evine gider o gece sağdıcın evinde yatar , eğlenir oyunlar oynanır . Ertesi gün kızın evine gidilir ve o gece kızın evinde baş örme (kına gecesi) yapılır . Yemekler yenir , oyunlar oynanır , eğlenilir.
Bu arada gelin içeriye girer yengelerden biri gelinin ayağına ayak eni serer , gelin ve sağdıçlar ellerinde mumlar , büyüklerle ve oğlan evinden gelenlerle görüşür ve kenara çıkar . Ayak eni toplanır baş sağdıca sağdıç eni asılır . Kaynana ve oğlan evinden birkaç kişi geline para ve pul serperler , takılar takılır . Bitince takan kişi arkaya geçerek gelinin başını tutar ve kaynana baş parası verir . Oğlan tarafından gelenlerden , baş sağdıca el parası toplanır , oyunlar onanır eğlenilir . Oğlan evi izin ister gider . Oğlan evinin genç kızlarından birkaç tanesi kalır . Eğlenceye başlanır . Geç saatte gelin kızın eline , sağdıcı tarafından kına yakılır , kına yakımı sırasında gelinin ağlaması gelenektir . Türküler söylenerek özellikle gelin ağlatılır . Kına gecesi türkülerinden örnekler :


Atladım, atladım çıktım eşiği
Kırılsın, kırılsın kızlar beşiği
Kaldırın sofradan kızın kaşığı

Sen anam , sen babam , kınam kutlu olsun
Hem orda , hem burada , dilim tatlı olsun
Yeşil kınam bakır tasta yoğrulsun

Benim elim ak mendile sarılsın
Güleç yüzüm , tatlı dilim sorulsun
Sen anam , sen babam , kınam kutlu olsun
Hem orda , hem burda , dilim tatlı olsun

Gelin arkadaşlar kınam ezilsin
Anam bacım baş ucuma dizilsin
İlk ayrılık gözümden yaşlar süzülsün
Sen anam , sen babam , kınam kutlu olsun
Hem orda , hem burda , dilim tatlı olsun
Diye devam eden türküler söylenir , oyunlar oynanır .Kız evinde kına gecesi olurken , oğlanın baş sağdıcının evinde de sağdıç gecesi yapılır . Sağdıç yemeği yenir , oyunlar oynanır , eğlenilir . Sabah namazından sonra hamama gidilir , hamam çıkışı yan sağdıcın evinde kahvaltı yapılır ve eve gelen berber , damadı ve sağdıçları tıraş eder . Tıraştan sonra kız tarafından gelen bohçadaki kıyafetler giyilir , düğün için hazırlanan yere sağdıçlar tarafından damat götürülür , düğün yemeği yenir , barlar oynanır ve eğlenilir.

Mahallenin ileri gelenleri , tanıdıklar ve akrabalar , gelini almak için arabalara dünürcü giderler . Giden dünürcülere kız tarafında şerbet ikram edilir . Dünürcülerden gençlere şerbet parası toplanır . Kızı evinden çıkarırken kardeşi kapıyı tutar ve ona kapı parası verilir . Topluca Allahaısmarladık denir ve gelin arabaya bindirilir . Gelin eve girerken ayağının altına bardak konularak kırdırılır , yüzüne ayna tutulur , kolunun altına kurân verilir , başına damat tarafından para ve çerez serpilir.

Gelin içeri alındıktan sonra damat arkadaşları ve sağdıçlar tarafından davul zurna eşliğinde getirilir . Kapının önünde bir süre oynandıktan sonra damat içeri atılır , dışarıda kalan arkadaşlarına kız tarafından gelen kurabiyeler dağıtılır , daha sonra topluluk dağılır .
Bayburt el sanatlarında ihram önemli bir yer tutar. Yörede ihram veya ehram olarak tabir edilen , tamamen yünden ihram tezgahında dokunmak suretiyle hazırlanan ve Bayburt’ta bayanların örtünmek amacıyla kullandığı yerel giysidir . Eski bir Türk geleneği olan ihram dokuma sanatının tarihi Bayburt’ta eskilere dayanır . Ham maddesi koyun yünü olan ihram genç kızların ve kadınların maharetli ellerinde bir sanat eseri olur ve şekil bulur ve dokunur . İhramda renk çok önemlidir . Genelde beyaz genç kızların , mor , boz orta yaştaki kadınların , mor – siyah ihram ise yaşlı kadınların tercih ettiği ihramlardır . 1,5 x 2 metre ebadında yapılan ihram için temizlenmiş yaklaşık 2,5 kg. koyun yünü gereklidir . Günümüzde ihram olayı eskisi kadar fazla kullanılmadığı için asıl görevi olan örtünme yanında yatak örtüsü , modern ize edilmiş kadın giysileri (yelek , heybe , şal , fular vs. ) kravat gibi gayelerle de kullanılmaktadır . İhram renkleri yanında üzerinde bulunan desenlerle adlandırılır . Bunlar ; arı dala ters kondu , pirinç deni , elma şeleği , kar tanesi , çark yıldızı , uçan kuşlar , gordo , mercimekler ve elifler vb. gibi .


Bayburt Sözleri

AĞIRSAĞ: Teşinin başına geçirilen, parça.
ANIK: Bişmemiş ekmek.
AŞOTU: Ayranlı çorbaya, konan ot.
ABA: Anne
AĞA: Baba
ALAF: Hayvan yemi
ANDER: Kötü şey, pis şey.
AŞUĞ: Oyun oynanan hayvan kemiği.
AVARA: Boş, işsiz.
AYARTMA: Kandırma
AHBUN: Gübre-Sulanabilir tarla.
AZIK: Yolcu Yemeği
ARUŞTAĞ: Tavan arası
ALMA URUBİ: Bir çeşit marmalet.
AĞNAĞAZ: Değirmenden çıkan kaba un.
ANTIK: Küvlenin karşısına konan yaş tezek.
BILLIK bıllık: Ufak
BORANİ: Bir Yemek Adı
BULGURLİ: Bir Yemek Adı
BÜGELEK: İri sığır sineği
BASMALIĞ: Tezek yapımına ayrılmış boşluk.
BÖCÜK: Böcek
BOYNUK: Boynu eğri.
BALAM: Oğul
BAYAHTAN: Demin biraz önce
BEDURE: Kova
BILDIR: Geçen sene, Geçen yıl.
BACI: Kız kardeş
BACANAH: İki bacıdan evlenenlerden herbiri.
BUYMAK: Donarcasına üşümek.
BOY: Bir çeşit hayvan yemi.
BASMA: Tezek yapımı için, gübrenin yayılıp çiğnenmesi.
BİBİ: Hala, Babanın kardeşi
BÜH: Baykuş
BENNEN: Benimle
ÇORÇOROS: İşlerin çok kötü olması, berbat.
CANGIR: Açık mavi renkte gözü olan kimse.
CAMEŞ: Erkek Manda
CÜMCÜK: Sıkmak, cimdik.
ÇALAĞAN: Çaylak-Kartal
CULUĞ: Hindi
CECİM: Kıldan dokunan kilim.
CECÜK: Kasık
CIRNAĞ: Tırnak-Kedi benzeri hayvan tırnağı
CAFERLİK: İhtiyat askerliği
CITTI-BITTI: Saklambaç oyunu
CENDEK: Ölmüş hayvan leşi
CUMURLAMA: Pataklama –Ufalama
ÇINGIL: Koyunların boynuna takılan çıngırak.
CÜCÜK: Tavuk yavrusu- Civciv
CIBIL: Yoksul, Kimsesiz.
CIRIK: Bez parçasından yırtılan parça.
ÇID: En uç
CICIĞ: Süslü, Güzel, iyi
CAVRAMAK: Gayret  etmek, Azmetmek.
CILDIK: Elbisenin yırtık eteği
CIRBIT: Gözdeki çapak
ÇİRİŞ: Yerli prasaya benzeyen ot-sebze
ÇAŞUR: Yemek yapılan bir kokulu ot çeşidi.
ÇİMMEK: Yıkanmak
ÇETEN: Saman taşınan araca yapılan yanlık.
ÇAR: Çarşaf baş örtüsü
ÇOROŞ: En az iki çift koşu malı ile çekilen pulluk. 
DASTAR: Hamur konulan örtü
DÖŞÜRMEK: Toparlamak, Toplamak, Devşirmek
DADANAĞ: Çıkarılmış öküz tırnağı
DİRGEN: Ot, Saman aktarılan kab.
DADAĞ: Çocuk maması
DEBBE: Bakırdan yapılmış kab
DEĞİRMİ: Yuvarlak
DUVAĞ: Güveç yada küp kapağı
DÖĞMEÇ: Bir çeşit yemek
DULUNMAK: Suya dalmak
DADIRAĞ: Kuru, bir çeşit yaban yemişi
DÜRÜM: Tandır ekmeğiyle yapılan burmaç.
DÜĞE: İki yaşındaki, dişi dana
DODUK: Ayak
DIRCIK: Baldır, Topukla dizin arasının arkası
DAG: Şeker Pancarı
DARGUN: Bir çeşit ot
DEHRE: Ufak Balta
DEMİRLİ: Tahıl ölçü birimi
DÜĞÜRCÜK: Çekilmiş bulgurun en incesi
DÜVÜRCÜ: Gelin getirmeye giden..
DADACUĞ: Ekmeğe yapılan katık
DİL DİBEGİ: Her şeye cevap verme, söz altında kalmayan.
DİDİLİ DIRNAĞ: Tırnaklarıyla çabalamak.
DINGINI BOZMAMA: Umursamama
DILÇİ: Çok gezen, çok konuşan       
EMİ: Amca
EGİŞ: Bir ucu yassı, bir ucu kancalı tandır aleti.
EVELİK: Dolma sarılan bir yaprak.
ESGÜK: Noksan
EBEM EKMEĞİ: Bir kır sebsezi
EVLEK: En ufak ekim sakası
ERİŞTE: Yerli Makarna
ENÜK: Hayvan yavrusu-Çocuk
EZGERTMEK: Ağırlamak, izzet ikram etmek
EZE: Teyze
ERGİŞİ: Koca-Erkek
EYVETİ: Acele Çabuk
ESKÜK ETEK: Kadına verilen isim
EMEN: Bir çeşit oyun, Bir iş yeri
EVMEK: İvedilemek                   
FİZAH: Feryat
FIŞKİ: Kuru ve hayvan gübresi
FENNOS: iyi ve güzel gaz lambası
FERZENK: Kötü kadın
FIRIÇ: Oruç bozma hali
FISTILIK: At ve eşek gübresi
FİSKE: En eski lamba türü –Hafif vurma
FISTIKLAMA: Durup dururken çifte atma
FIRT: Yudum
FIR: Kağnının sabit tekerleği
FİRAK: ayrılık
FERİK: Civcivin biraz büyüğü   
ĞANAYAĞLİ: Zavallı, çaresiz kadın
GEJGERE: Yük taşınılan yayvan araba üstü
GAB: Sığır bağlamaya özgü, çubuk
GOT: Bir ölçek
GOGOL: Tandırı çilalayan taş
GAFUGA: Güğümün küçüğü
GİNCOROP: Tarlada biten bir çeşit yemiş
GALACOŞ: Bir çeşit yemek
GADAK: Mandanın yavrusu
GIRDAN: Burulmuş Manda
GUMBUZ: Yumruk
GADA: Büyük erkek kardeş
GELEVİN: Tarla faresi
GUNDUL: Yuvarlak
GOLLUK: Kuyruğu kesilmiş
GALİF: Bağ kulubesi
GALMAŞ: Harmanda gençlerin hakkı
GUGGİ: Bir nevi kuş
GAV: Tandır yapılan toprak
GUDUK: Küçük köpek
ĞALAĞ: Kubbe şeklinde örülmüş tezek yığını
GINDIRA: Hasır dokunan ot
GÜMAN: Umut
ĞEŞMER: Komik Şakacı
GORUNGA: Hayvan yemi ot,
GANDIRIF: Boyunduruğa bağlanan kayış
GÜVEÇ: Yemek pişirilen toprak kab
GENDİME: Kabuksuz buğday
GELBERİ: Kül çeken alet
GÜGÜM: Su kaynatılan boğazlı bakır demlik
GUCUK: Şubat ayı
GUGUL: Teknenin dibinde kalan hamurdan yapılan ekmek.
GIDIK: Keçi yavrusu
GOBAL: Ucu toparlak sopa
GUZZUK: Kanbur
GABALA: İşi götürü olarak alma.
GILLAMAK: Yuvarlamak
GOVİ: Damak güveyi
GAGART: Çengel
GALAT: Büyük sırt sepeti
GÜMANLI: Hamile, gebe
GILDIK: Davar pisliği
GIDIK: Çene altı, gerdan
GIVIK: Topaç
HERSE: Gendime ezmesi, Bir yemek
HOGAL: Taştan saçak
HODAĞ: Çiftçilikte ücretle tutulan uşak.
HOLTEĞLEMEK: Atmak, Savurmak
HENEK: Şaka
HERGOS: Pulluğun açtığı iz
HAŞIL: Bir çeşit yemek
HÖLLÜK: Bebeklerin altına konan toprak
HEREK: Güneşlenmek, rahatlamak
HARBİ: Hızlı çabuk
HİM: Temel
HAÇAN: Madem, mademki
HERK: Sürülmüş tarla
İŞLİK: Gömlek
İRAPATA: Tandıra ekmek yapıştırmaya yarar yastık
İMİRDOLMASI: Bir çeşit yemek.
ILINCAK: Çocukların sallandığı salıncak beşik.
HEKAT: Hikaye 
L: Hamamda kullanılan toprak Bir çeşit Bayburt Şampuanı
KARTOL: Patates
KAHMUT: Tarlada olan bir çeşit yemiş
KENGER: Bir çeşit bozkır bitkisi
KELMAH: Saman eleyen kalbur
KORVEZEL: Tekeri mazıdan çıkarmayan tahta çivi
KALUK: Eski Ayakkabı
KOLUKTURMAK: Şevkini kırmak, moralini bozmak
KULAĞ: Hoşaflık elma kurusu
KIRIK: Kısaltılmış tüy
KERSELE: Huysuz kadın
 
KOP: Kağnı arabasının  uzayan tahtası
KERTİ: Bayat
KÜLÜR: Bezelyeye benzer hayvan yemi
KUD: Geç yürüyen çocuk –Kötürüm
KEFTER: İhtiyarın çirkini
KOKOÇ: Kuşburnunun kurusu
KOTAN: Pulluk
KAVUT: Kavrulmuş buğdayın, üğütülmüşü
KIRIZ: Saçı dibinden kesilmiş
KÜVLE: Tandırın hava deliği
KAVURGA: Kavrulmuş Buğday
KELEM: Lahana
KOPUK: Lahana sapının yenir tarafı
KERME: İyi çiğnenmiş, koyun tezeği
KURUT: Topak halinde kurutulmuş, yoğurt
KIRKIR: Serçe
KURUN: Taştan, su deposu
KERSEK: Sertleşmiş toprak parçası
KURUK: At yavrusu tay
KÜSPE: Bir çeşit hayvan yemi
KELTE: Çokbilmiş genç kız
KIKAN: Diken
MOZUK: Bir yıllık dana
MALUĞ: Ganderif kayışını kitleyen toka
MASTA: Sığır sürmeye özgü sopa
MEDEK: Dişi Manda
MARABA: Ortakçı
MİLTAN: Gömlek
MANTİ: Bir yemek
MODUL: Masta, sığır sürmeyen yarar, sopanın ucuna takılan çivi
 
MARAN: Kağnı
MAYIS: Yaş sığır gübresi
MAHRAMA: Büyük Mendil
NANEHİR: Evlilik çağına gelmiş kız
MALAMAT: Kusurların ortaya çıkması
NUZUL: Felç vurması
PİSİK: Kedi
PÖHÖRÜK: Soba bacası
PAHAR: Pınar Çeşme
PIRTİ: Giyilecek şeylerin bütünü
POÇÇUK: En geri, en son
PÜRÇÜKLİ: Havuç
PİN: Kümes
PART: İri yığın halinde
PİRPİRİM: Dağınık
PERİKTÜRMEK: Dağıtmak
RAPATA: Tandıra ekmek yapıştırmak için yastık
PİNDİREK: Uzun ve büyük olan burun.. 
SEKÜ: Ahırdaki yüksekçe yer
SİRKE: Yeni doğmuş bit yavrusu
SAMİ: Sığır bağlamaya mahsus odun
SAMBAĞI: Sığır bağlanan odunun ucundaki bağ
SAŞMA: Tezek kırıntısı
SÜMSÜK: Dürtme, yumrukla vurma
SİTİL: Süt, yoğurt kabı, bakraç
ŞURT: Tandırın üst kenarları
ŞİŞEK: Bir senelik dişi kuzu
ŞOŞARTMAK: Abartma, mübalağa etmek,
SÜKEM: Nezle, grip gibi hastalık.
SÖVE: Kapı kenarı, pervaz
ŞOĞURT: Salya      
TANDIR: Gavdan yapılan yere gömülerek içinde ateş yakılıp ekmek, yemek pişirilen ocak
TEPME: Basmalığda bel küreğiyle muntazam kesilen tezek nevii
TAPAN: Ekimden sonra tarlayı düzleyen alet.
TEN: Nem
TAR: Tavuk tüneği, Öküz arabasında uzun tahta
TAVA BİŞESİ: Bir çeşit hamur işi yemek
TIRHIÇ: Evlerin kapılarına takılan parmaklık
TEZEK: Hayvan gübresinden yapılan yakacak.
TECİR: Mutfak tereğinin en altı
TEPİR: Tahtadan oyularak yapılan tepsi
TEHMÜK: Tekme
TIĞ: Sürüldükten sonra, harmanda yığılan buğday saman yığını
TETİK: Kedin ön ayağı
TUĞS: Yumurtaya yatacak tavuk, kıvama gelmiş tavuk
URUP: ¼ ölçek
URBA: Elbise
VIZZIK: Boyunduruktaki tahta çivi
VAHTULİ: Bahti açık, talihi yaver
VİYANA: Hayret nidası 
YAMAK: Küçük yağ kabı
YAĞIRNİ: Sırt
YAVUŞAĞ: Bit yavrusu
YAYIK: Yoğurdu yağ ve ayran haline getiren alet
YANSILAMAK: Taklit etmek
YEYLİK: Hafif
YABAN TEZEĞİ: Kendiliğinden yabanda olan tezek.
YEMLİK: Tarlada biten bir çeşit ot.
YALAĞ: Hayvanların su içtiği yer
YAZI: Düzlük ova
YAPMA TEZEK: Duvarda kurutulan hayvan gübresi (Elle yapılıp, duvara yapıştırılır)
ZIRZA: Kapıyı söveye bağlayan kol
ZAP: Kalın ve iri küp
ZÜRBİYE: Süt ve balın karışması
ZAKAR: Honi
ZAĞAR: İri kafalı ve şişman köpek
ZULA: Gizli kasa
ZİRON: Mahalli yemek .
 
ÇOCUK OYUNLARI

        
Çocuk oyunları mahalle veya köyün boş bir sahasında oynanır.
Genelde oyunların tümünde “ebe” diye tabir edilen ve oyunu yöneten bir çocuk bulunur. Ebe oyunun ceza ve ödüllendirilmesi ve akışını yönlendirir, ebe oyundan oyuna değişebilir. Yörede oynanan çocuk oyunlarından bazıları şunlardır:


1 – Alda vur, 2 – Arabir , 3 – Aşuh oyunları , 4 – Kırdı kırdı , 5 – Tugara gördüm , 6 – Konç , 7 – Lep , 8 – Tıka , 9 – Yersiz , 10 – Bilye oyunları , 11 – Emen , 12 – Gubbe , 13 – Haray , 14 – Deveci vb. 1 – Her kez benim gibi olsun , 2 – Dişçi , 3 – Kabak , 4 – Berber , 5 – Vızdız , 6 – Sivri sivri , 7 – Karalı , 8 – Bezir çıkarması , 9 – Minder altı , 10 – Kalaycı ve körüğü vb.
 
 
   
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol